WWW.DISSERTATION.XLIBX.INFO
FREE ELECTRONIC LIBRARY - Dissertations, online materials
 
<< HOME
CONTACTS



Pages:   || 2 | 3 | 4 |

«SİİRT HALK KÜLTÜRÜNÜN ŞİFA DAĞITICILARI: KUTSAL SULAR Rezan KARAKAŞ* ÖZET Maddi ve manevi kirlerden temizleyen, arındıran su, mitik ...»

-- [ Page 1 ] --

Turkish Studies - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic

Volume 7/4, Fall 2012, p. 2149-2161, ANKARA-TURKEY

SİİRT HALK KÜLTÜRÜNÜN ŞİFA DAĞITICILARI: KUTSAL

SULAR

Rezan KARAKAŞ*

ÖZET

Maddi ve manevi kirlerden temizleyen, arındıran su, mitik

devirlerde olduğu gibi günümüz Siirt toplumunda da halkın muhtelif

ihtiyaçlarının tedarik edilmesinde, şifa, bereket, çocuk sahibi olma gibi birçok amaçla kullanılmaktadır. Yörede kutsal bilinen suların büyük bir kısmı yatır veya türbe yakınlarında yer almakta; bir şeyhe yahut din büyüğüne yönelik anlatılarla kutsiyet kazanmaktadır. “Yeşil su” adı verilen şifalı suyla ilgili anlatı, bir din âlimi olan İsmail Fakirullah’ın dinî kişiliği etrafında şekillenirken, Şeyh Arap Ziyareti’nde yararlanılan su ise “şeyh”lik mertebesindeki bir zatla anılmaktadır. “Tuzlu su” anlatısında ise suya kutsallık kazandıran bir kadın evliyadan bahsedilmektedir.

Şeyhü’l Hazin, Şeyh Halef, Şeyhü’s Sibre, Şeyhü’l Horani, Şeyh Cerrah, Şeyh Termo ve Şeyh Münkedir türbelerindeki kuyuların suları, gerek içilerek gerekse banyo yapılarak, çeşitli hastalıkların tedavi edilmesinde kullanılmaktadır. Türbe veya camide bulunan kuyu suyu ile yıkanma ritüeli, ilk kozmik eylemin tekrarından başka bir şey değildir. Bu sularla banyo yapmak veya o sulara temas etmek, onları içmek insanoğlunun suyla buluşmasını sağlayacak ve insanoğlu adeta yeniden doğacak veya doğuracaktır. Siirt halk kültüründe tespit ettiğimiz “su”ya dayalı ritüeller, İslamî bir kisveye bürünmüş ve eren kültüyle birleşerek işlevselliğini sürdürmüştür.

Birçok mitolojik sistemde evrenin yaratılışında başrolü üstlenen, doğuşun ve yaşamın simgesi olan su, Siirt yöresi halk kültüründe başta çocuk sahibi olmak ve hastalıklardan kurtulmak olmak üzere hemen her derdin devası olarak görülmekte, yukarıda adı geçen türbeler, şifa arayıcıların uğrak yeri olmaya devam etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Kutsal su, inanış, Siirt halk kültürü, ritüel, mitoloji.

HEALING DISTRIBUTORS OF SİİRT FOLK CULTURE: HOLY

WATERS

–  –  –

near the tombs and graves and this water have holiness because of various stories about Sheiks and religious men. For instance; a narrative related to herbal water, known as “Green water” is shaping around the religious character of İsmail Fakirullah; the other hand, the water benefit from Sheik Arab Tomb, is about a person having the degree of Sheik. As another example; “The salty water”s story is about a woman saint made acquire the holiness to water.

The well holes being the tombs of Şeyhü’l Hazin, Şeyh Halef, Şeyhü’s Sibre, Şeyhü’l Horani, Şeyh Cerrah, Şeyh Termo and Şeyh Münkedir are benefited for curing different illnesses both drinking and bathing. Bathing ritual with the water of holes in tombs or graves is not more than the first cosmic repeat. Bathing this water or touching, drinking will arrange the meetings of human being and water so people will rebirth. The rituals about “water” we state in Siirt culture, came into existence with the Islamic perception and continued their function with “the Eren culture”.

In many mythological system, “the water” being the symbol of birth and life and having the leader part of universe are seen as the cure for almost every problem especially to have a child and to get rid of diseases. So, this tombs and graves continue to being “haunted places” for cure searchers.

Key Words: Holy water, belief, Siirt folk culture, ritual, mythology.

Giriş Evreni oluĢturan dört ana unsurdan biri olan su, Türk dilinde farklı devirlerde “sub”, “suv”, “sug” ve “su” Ģeklinde yazılmıĢ; Orhun Kitabeleri, Dede Korkut Hikâyeleri ve Kutadgu Bilig‟de çeĢitli manalarda ve çoğunlukla mukaddes bir varlık olarak tasvir edilmiĢtir.

“Tarihin ilk çağlarından bu yana, ister Hatti, ister Hitit ya da Luvi olsun Anadolu tanrılarının baĢında bir tanrı çifti vardır; kaynağını dağdan alan ve boğa figürüyle temsil edilen bir fırtına tanrısı ile akarsuyun (kaynak ya da ırmak) simgesi olan bir bereket tanrıçası birbirlerini dölleyebilirler. Yüksek yerlerin (dağ, tepe) tanrısıyla, bir kaynak veya su tanrıçası, kaya çeperlerine yapılan resimlerde sıklıkla görülen bir motiftir” (Bonnefoy 1981: 885, 886).

“Kimi ilkellerde su, doğrudan doğruya bir tanrı, kimi ilkellerde de arıtıcı bir tapım aracıdır. Suyun tanrılık niteliği, geliĢmiĢ mitolojilerde de süregelmiĢtir. Pek çok dinsel ve büyüsel iĢlemler, hemen bütün topluluklarda, suyla yapılmıĢtır. Örneğin vaftiz bunun Hıristiyan dininde süregelen en yeni örneğidir” (Hançerlioğlu 2010: 471). “Vaftiz adayı mitik suya yani ölümün denizine hem dalar hem de ondan kaçar” (Bonnefoy 1981: 239). “Kutsal suyu aramak için baĢta Yoshino Dağı olmak üzere çeĢitli dağlara geziler düzenleyen Japonlar, kutsal dağın yakınında bulunan suların gerçek dünya ile öteki dünya arasında bir sınır oluĢturduğuna inanırlar” (Bonnefoy 1981: 148).





“Türk yaratılıĢ mitinde kozmos, sudan türemiĢtir; baĢka bir deyiĢle yaratılıĢın baĢlangıç nüvesi sudur. Bütün canlılar sudan yaratılmıĢtır. O halde su, yaratılıĢın temel noktası olduğundan mitolojik Ģuurda önemli bir konum üstlenmiĢ durumdadır” (Bayat 2007: 248). “Altay yaratılıĢ miti ile Lebed Tatarlarnın Dünya‟nın yaratılıĢı miti, her yerin suyla kaplı olduğuna ve henüz hiçbir Ģeyin olmadığına vurgu yapılarak baĢlar” (Seyyidoğlu 2002: 39, 49).

–  –  –

Yakut Türklerinin Er Sogotoh destanında bir ağacın kökünden çıkan hayat suyundan söz edilir. “Ağacın tam kökünde, görülürdü bir kaynak/Hayat suyu bu idi, akar giderdi ap ak” (Ögel 2003: 98). Bu hayat suyu, okla kalbinden vurulan destan kahramanına yeniden can verecek ve onu eskisine nazaran dokuz kat daha güçlü kılacaktır.

Fatih KiriĢoğlu, “Er-Soğotox Destanının Kurgusu” adlı çalıĢmasında destanda geçen olay zincirini ve kahramanların birbirleriyle ve olağanüstü varlıklarla olan iliĢkilerini irdelemiĢtir. Bu destanda kutsal su, anlatıya ivme kazandırır. Destanda su, ölüyü diriltmek ve parçalanmıĢ vücudu iyileĢtirmek için kullanılır: Kutsal suyun destandaki ilk görünümü Ģöyledir: “Kömüs Kırıktay, babasının mezarına giderek Aan Alaxsın Xotun‟dan aldığı ölümsüzlük suyunu onun baldırlarına döker ve böylece Er-Soğotox, canlanır. Su unsurunun destandaki olay kurgusuna katkılarından biri de destan kahramanını tedavi etmesidir. Kahramanın rahatsızlığı ve iyileĢmesi destanda Ģöyle anlatılır: Er-Soğotox, sabah uyandığında etlerinin lime lime olup vücudunun yarısının yok olduğunu görür. Anlar ki, abaahılar kılık değiĢtirip onu kandırmıĢlar ve seviĢtiği de abaahıların baĢı Uot Çolboday imiĢ ve kendisinden hamile kalmıĢ. Er-Soğotox, kutsal suyu vücuduna sürerek iyileĢir…”(http://turkoloji.cu.edu.tr/makale_sistem/tum_list.php?t=tum&psearch=Fatih%2 0Kiri%FE%E7io%F0lu).

Bazı Altay efsanelerinde hayat suyunun göğün on ikinci katına kadar yükselen Dünya Dağı‟nın üzerinde, bir Kayın ağacının altındaki çukurda yer aldığı anlatılır. “Minusinski

dolaylarında derlenen bu efsanenin hayat suyu ile ilgili bölümü Ģöyledir:

Büyük bir dağ yükselir, on iki gök katından Dağda bir kayın vardı, yaprakları altından, Kayının altındaysa, küçük bir çukur vardı, Bir karıĢ bile değil, o kadar yüzlek dardı.

Bu çukur hep doluydu, kutsal hayat suyuyla Ġçen ölmez olurdu, ebedî bir duyuyla” (Ögel 2003: 107).

Bir BaĢkurt efsanesine göre “Semrük adı verilen iki baĢlı bir kuĢ varmıĢ. Bir baĢı, kiĢi baĢı gibi imiĢ ve kiĢi dilince konuĢurmuĢ. Ölümsüzlük, yani „mengülük suyu‟nu içtiği için ölmezmiĢ” (Ögel 2002: 330). Bütün bu efsanelerde su, insanoğlunun ölümsüzlük arayıĢlarında bir kaynak ve çare hükmündedir. Bir baĢka deyiĢle su; insanoğluna, tanrı yahut yarı tanrı kabul edilen varlıklara ölümsüzlüğü sağlayabilecek yegâne güçtür.

Türkler, Selenge ırmağını, Mısırlılar Nil nehrini, Hintliler ise Ganj nehrini kutsal sayar ve çeĢitli dinî törenleri, bu nehirler aracılığıyla gerçekleĢtirirler. “Denizleri, gölleri, ırmakları, kaynakları, çeĢmeleri ve yağmuru da içine alan su kültünde; su, kimi zaman kendisine ibadet edilen bir obje, kimi zaman da kült aracıdır. Çok sayıdaki dinsel ve büyüsel pratiklerde, âdet ve inanmalarda su, önemli bir araç olarak görülmektedir” (Örnek 1971: 104). Buryatların sırra erme törenlerinde Ģaman adayı, usta Ģaman tarafından suyla kutsanır. Bunun için “Baba-Ģaman ile „oğulları‟ diye adlandırılan dokuz genç, üç pınardan su getirirler ve bu pınarların ruhlarına tarasun saçısı kılarlar. DönüĢte genç kayın fidanları kökünden sökülüp eve getirilir. Su kaynatılır ve arıtmak üzere kazana yabani kekik, ardıç ve akçam kabuğu atılır; bir tekenin kulağından kesilmiĢ bir tutam kıl da ilave edilir. Ardından hayvan kesilir ve kanından da kazana birkaç damla akıtılır.

„Baba-Ģaman‟, kayın ağacından yapılmıĢ bir tür süpürgeyi kazana batırdıktan sonra bununla adayın çıplak sırtına dokunur” (Eliade 2009: 145).

“Bütün potansiyel güçleri, kendinde toplayan su, (hayat suyu), yaĢamın simgesidir.

Tohumlar açısından zengin olan su, toprağı, hayvanları ve kadınları döller” (Eliade 2009: 197).

–  –  –

“BaĢkurt halkı arasında anlatılan bir efsaneye göre, sular saltanatının padiĢahı olan ġülgen‟in kızı Nerkez Ural‟ın oğlu Yayak, ne kadar yaĢarsa hiç yaĢlanmıyor ve yakıĢıklılığından da bir Ģey kaybetmiyor. IĢıktan yaratılan bu varlık, sudan çıktığı an bir parça ete dönüĢeceğini ve öleceğini biliyor. Çünkü onun yeri sular âlemidir. ĠnanıĢa göre, sularda yaĢayan varlıklar, yeryüzündekilerden farklı olarak yaĢlanmaz, hastalanmaz ve çirkinleĢmezler. Suda yaĢadıkları için ölümden uzaktırlar” (Beydili 2005: 503).

Kuzey Türklerinde “koca evine gelen geline kocanın evine ait akarsular ile kaynaklar gösterilirdi. Koca kütüğüne geçmiĢ olan gelinler, sulara çeĢitli saçılar yaparak saygıda bulunurdu.

BaĢkurt Türklerinde gelin sulara para atardı” (Ögel 2002: 316, 331). “Altaylı Türkler de bazı av hayvanlarını avlamazlar. Özellikle ormanda bulunan Ģifa sularının (arjan saygıy) etrafında dolaĢan hayvanların avlanması yasaktır. Bu hayvanlar arjan iyesine aittir ve kutsal olarak bilinir” (Bayat 2007: 205). “Altay Tatarları, Abakan nehri prensinin (han) yağmur dağıtıcısı olduğunu söylerler” (Bonnefoy 1981: 1021). “Su birikintisi, (Türkçede Köl Ġrkin) KaĢgarlı için, hükümdarların sahip oldukları varsayılan büyük zekânın simgesidir” (Bonnefoy 1981: 1021).

“KaragaĢ Türkleri su iyesine, „sug ezi‟, Yakut Türkleri „U Ġçite‟ veya „Ukula Toyan‟, Buryatlar ise „Uhun Ecen‟ adını verirler” (Kalafat 1999: 50, 51, 52). “Nogaylar ise su iyesine „Ġlyas‟ derler” (Beydili 2005: 505). “Kimak ülkesinde Menkûr denen dağda bulunan sudan bir ordu içse bile bu suda bir azalma olmaz. Bu gözün yanında bir taĢ üzerinde de secde eden bir adamın ayaklarının parmaklarıyla beraber avuçlarının ve dizlerinin izi vardır. Oğuz Türkleri, bunları görünce secde ederler” (Çoruhlu 2006: 33, 34).

Dede Korkut kahramanları, arı sudan abdest alarak savaĢa girerler. Salur Kazan‟ın evinin yağmalandığı boyda Salur Kazan, düĢmanlar tarafından kaçırılan ailesinin yerini suyla haberleĢerek öğrenmeye çalıĢır ve bunun karĢılığında baĢını su için kurban etmeye hazır olduğunu dile getirir.

Manas Destanı‟nda Yakup Han, karısı Çırçırı‟nın çocuk doğuramayıĢının nedenini, kutlu pınarlar altında gecelememesine bağlar. Doğu Anadolu efsanelerinde “sudan çıkan at” motifi yaygındır.

Urfa‟da bulunan ve “Balıklı Göl” adı verilen suda yaĢayan balıklar kesinlikle avlanmaz ve yenmezler.

“BaĢkurt Türklerinin Ural Batır destanında ölümsüzlük suyunu bulan kahraman Ural, bir ihtiyarın sözüyle suyu içmekten vazgeçer ve dağlara serper. Bu sayede otlar, ağaçlar yeĢerir” (Çobanoğlu 2003: 165). Köroğlu destanında Köroğlu, “babasının gözlerinin açılmasını sağlayacağına inandığı „sihirli üç köpüğü‟ getirmek için Aras nehrine gider; ancak köpükleri kendisi içer ve ölümsüzlük, yiğitlik ve saz Ģairliği kudret ve yeteneği kazanır” (Aslan 2008: 64).

Uzun yolculuğa çıkanların arkasından su dökülmesi, her ne kadar halk arasında “yolcunun su gibi rahat gidip rahat gelmesi”, temennisi olarak görülse de bu ritüel, suyun yolculuğa çıkacak kiĢinin hamisi olabileceği manasına da gelebilir. KiĢi, su ile birlikte yola çıkacak ve onun gücünden destek alacaktır.

Anadolu‟nun hemen her yerinde bulunan ve Ģifalı olduğuna inanılan muhtelif yeraltı ve

yer üstü suları, çeĢitli bedensel ve ruhsal hastalıkların tedavi edilmesi amacıyla ziyaret edilir:

Uykusu olmayan çocuğun tedavisi için Kızılırmak‟ın suyundan yararlanılır. Bunun için “üç cuma Kızılırmak‟tan su getirilir, Kur‟an‟la tartılır. Çocuk, bu su ile yıkandıktan sonra su, ırmağa dökülür.

Bu iĢ yapılırken hiç konuĢulmaz” (Örnek 1979: 268). “Çanakkale‟de çocuğu olmayan kadınlar, içerisinde su kuyusu bulunan caminin suyundan içerlerse çocuklarının olacağına inanırlar.

Trabzon‟da çocuğu olmayanlar, olsun diye Hıdırellez‟de denize girerler” (Kalafat 1996: 5).

“Elazığ‟da YurtbaĢı Mahallesinde bulunan „acı su‟ Ģifa niyetine içilir ve orada bulunan çamur, bilhassa cilt rahatsızlıkları için vücuda sürülür” (K11).

–  –  –



Pages:   || 2 | 3 | 4 |


Similar works:

«Irish Priests and Mexicans in Arizona: The Diocese of Tucson, 1945-1970 by John Cunningham A Dissertation Presented in Partial Fulfillment of the Requirements for the Degree Doctor of Philosophy Approved April 2015 by the Graduate Supervisory Committee: Tracy Fessenden, Chair Moses Moore Donald Fixico ARIZONA STATE UNIVERSITY May 2015 ABSTRACT This dissertation examines the encounter of a large cadre of 103 Roman Catholic priests from Ireland and their Mexican parishioners. Scholars have not...»

«What Really Happened During the Glorious Revolution?1 Steven C.A. Pincus2 and James A. Robinson3 Abstract: The English Glorious Revolution of 1688-89 is one of the most famous instances of ‘institutional’ change in world history which has fascinated scholars because of the role it may have played in creating an environment conducive to making England the first industrial nation. This claim was most forcefully advanced by North and Weingast yet the existing literature in history and economic...»

«HISTORY OF WEATHER OBSERVATIONS Shreveport, Louisiana 1867 – 1957 November 2006 Prepared by: Gary K. Grice Information Manufacturing Corporation Rocket Center, West Virginia This report was prepared for the Midwestern Regional Climate Center under the auspices of the Climate Database Modernization Program, NOAA’s National Climatic Data Center, Asheville, North Carolina TABLE OF CONTENTS ACKNOWLEDGMENTS ii LIST OF ILLUSTRATIONS iii INTRODUCTION Historical Overview 1 Goal of the Study 4...»

«© 2012 History Higher – Paper 1 Finalised Marking Instructions  Scottish Qualifications Authority 2012 The information in this publication may be reproduced to support SQA qualifications only on a non-commercial basis. If it is to be used for any other purposes written permission must be obtained from SQA’s NQ Delivery: Exam Operations. Where the publication includes materials from sources other than SQA (secondary copyright), this material should only be reproduced for the purposes of...»

«JOHN S. WHITEHEAD The Anti-Statehood Movement and the Legacy of Alice Kamokila Campbell union as the fiftieth state in 1959 the W H E N HAWAI'I ENTERED THE popular support for admission among the islands' 600,000 people was overwhelming. In the Congressionally mandated plebiscite on statehood held in June of that year, citizens of the territory responded 1— in favor (132,773 to 7,971) with 90 percent of 71 Hawai'i's 155,000 registered voters participating in the biggest electoral turnout as...»

«Table of Contents PART I. Introduction 5 A. Overview 5 B. Historical Background 6 PART II. The Study 16 A. Background 16 B. Independence 18 C. The Scope of the Monitoring 19 D. Methodology 23 1. Rationale and Definitions of Violence 23 2. The Monitoring Process 25 3. The Weekly Meetings 26 4. Criteria 27 E. Operating Premises and Stipulations 32 PART III. Findings in Broadcast Network Television 39 A. Prime Time Series 40 1. Programs with Frequent Issues 41 2. Programs with Occasional Issues 49...»

«N ost a lg ia vs. Hist oric a l R e a lit y By Prof. Dan Ben-Canaan 怀 旧 与 史 实, 丹.本.康耐安教授 Heilongjiang University – School of Western Studies Harbin, Heilongjiang Province, PR China 2007 中国黑龙江省哈尔滨市黑龙江大学西语学院英语系 1 Prof. Dan Ben-Canaan / Nostalgia vs. Historical Reality 怀 旧 与 史 实, 丹. 本. 康 耐 安 教 授 2 0 0 7 Nostalgia vs. Historical Reality* Prof. Dan Ben-Canaan 怀 旧 与 史 实,...»

«ABSTRACT Title of dissertation: Internalist Deflationism: on the limits of ontological investigation Christopher A. Vogel, Doctor of Philosophy, 2015 Professor Paul M. Pietroski Dissertation directed by: Department of Linguistics Department of Philosophy Since Frege(1879), the history of semantics identifies the meanings of natural language expressions with the mind external things they denote, be they pedestrian objects (e.g., cows and chairs), less pedestrian objects (e.g. mereological...»

«Historical Perspective on AGSE-ERE/ACERE Entrepreneurship Research Exchange Conference and its Antecedents: By Emeritus Professor (SUT) L Murray Gillin AM Adjunct Professor (ECIC) University of Adelaide. In reviewing the history of the Entrepreneurship Research Exchange Conference series it must be recognised that it did not commence within a vacuum. Indeed the birth was associated with many parents and international relationships which contributed to the development of a credible discipline of...»

«Elk Natural History Elk were at one time thinly distributed in Arizona from the White and Blue mountains westward along the Mogollon Rim to near the San Francisco Peaks. These native elk were eliminated sometime prior to 1900. In February 1913, private conservationists released 83 elk from Yellowstone National Park into Cabin Draw near Chevelon Creek. These, and two other transplants of Yellowstone elk in the 1920s—one south of Alpine, and another north of Williams—were great successes, and...»

«DIRECTIVE ILLOCUTIONARY ACTS IN RELATION TO POLITENESS STRATEGY IN THE HISTORICAL MOVIE THE KING’S SPEECH A THESIS In Partial Fulfillment of the Requirements for the Sarjana Degree Majoring Linguistics in English Department Faculty of Humanities Diponegoro University Submitted by: GARNIS TRISNAWATI NIM: A2B007056 FACULTY OF HUMANITIES DIPONEGORO UNIVERSITY SEMARANG 2011 PRONOUNCEMENT The writer honestly confirms that she compiles this thesis entitled ‘Directive Illocutionary Acts and...»

«E D U C AT I O N INQUIRY Volume 2, No. 1, March 2011 CONTENT Editorial THEMATIC SECTION: HISTORY TEXTBOOK RESEARCH AND REVISION Stuart Foster Dominant Traditions in International Textbook Research and Revision Romain Faure Connections in the History of Textbook Revision, 1947–1952 Thomas Nygren UNESCO and Council of Europe Guidelines, and History Education in Sweden, c. 1960-2002 Henrik Åström Elmersjö The Meaning and Use of “Europe” in Swedish History Textbooks, 1910–2008 Janne...»





 
<<  HOME   |    CONTACTS
2016 www.dissertation.xlibx.info - Dissertations, online materials

Materials of this site are available for review, all rights belong to their respective owners.
If you do not agree with the fact that your material is placed on this site, please, email us, we will within 1-2 business days delete him.